Sarı Bahar
Beşparmak’dan boğaza açılan yol boyunca düzensizce dizilmiş mimozalar sarı çığlıklarla eşlik ediyordu yolculara. Otobüs dağı aşıp ovaya kavuştuğunda, tutkuyla toprağa sarılmış yonca sarısı karşıladı bizi.
Komşudan uzağa, evinden sılaya düşünce, giden gelenle gurbetlik olunca düştü beklide sarının yeşile özlemi… Mimozaların kovaladığı yoncaları düşündüm bir kez daha… Yeşile durmuş tutkuyu…
Biri dalda güzel, biri toprakta oysa!
Aynı suyu yunup aynı havaya nefes alırken toprağın sıcağı dalda, yeşilin kucağı yoncada komşu komşuya paylaşımlar birbirine yabancı bu adada…
İzi düşmüş geçmiş acıların, mimoza kokusuna… Yonca yaprağına… Bu topraklarda özlemin adı yeşil…
Hatları çizilmiş tarlaların yemişleri ne bilsin kim kimin düşmanı… Ne bilsin mimoza yoncanın yeşile aşkını. Ne bilsin toprak köklerdeki sınırları…
Yüzü güneşe dönük günlerin mavi ufuklu yolcuları olmalı… Fırtına bulutlarının arasından sıyrılıp uzanan dağlar sağanaklarda yıkanan umutlarla bakıyor Adanın büyülü kovuklarında saklanan geleceğine…
4 Mart 2010 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Yıllar öncesinin günlük sayfalarını karıştırırken buldum bu yazımı yılların su gibi geçip yolların alınamadığı zamanlardayız. Katlana katl...
-
“ Bir 6 Mayıs akşamı Ankara’daydık… “ Doğu ekspresi her gün ki yolculuğuna hazırlanırken, hikâye kendini çoktan hazır etmişti bile… Ha...
-
Yaprak Sarma Genç kız önündeki basamaklara bir adım attı. İlkine koydu ayağını ve tırabzana tutundu. Endişeli gözl...