İstanbul, Bir Külah Dondurma
Vapur İskelesinde kaldırım taşları tozlu, sıcak, lekeli!
Şehir hatları kalabalık ve telaşlı, bir dolup bir boşalıyor.
İskeleyi çevreleyen büfeler, yükselen kokularla doyuruyor kuytularda uyuklayan sokak köpeklerini.
Gelip geçenlerin hemen, hemen hepsi yüklü! Poşetler, torbalar, çuvallar, ana karnında ceninler.
Beraberlerinde taşıdıkları kendi yaşamları sanki. Kan, ter içinde yuvalarına erzak taşıyan karıncalar gibi. Oraya buraya koşuşturuyorlar.
Duraktan, durağa toplu dokunuşlar... Nefes, nefese... Ense, enseye...
Tramvay az önce perona girdi.
Çıplak ten, suskun dudaklar, meraklı gözler.
Camlara yapışmış bedenler, ıslak ve kokulu.
Akrabalarıyla alışverişten dönen gelinlik kızın yüzünde saklanan haz, gerdek gecesi!
Üst geçitteki işporta tezgâhlarında satılıyor çocuk sevinçleri, delikanlı hevesleri!
Sıcağın kuruttuğu dudaklarımda deniz serinliği.
İstanbul, bir külah dondurma! Bu seyirlik bitmesin, dondurmam erimesin!
2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Yıllar öncesinin günlük sayfalarını karıştırırken buldum bu yazımı yılların su gibi geçip yolların alınamadığı zamanlardayız. Katlana katl...
-
“ Bir 6 Mayıs akşamı Ankara’daydık… “ Doğu ekspresi her gün ki yolculuğuna hazırlanırken, hikâye kendini çoktan hazır etmişti bile… Ha...
-
Yaprak Sarma Genç kız önündeki basamaklara bir adım attı. İlkine koydu ayağını ve tırabzana tutundu. Endişeli gözl...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder